смотреть порно онлайн

içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

HDP: Su varlıkları sermaye ve iktidarın tecridinde yok edilmektedir

HDP Ekoloji Komisyonu Eş Sözcüleri Menekşe Kızıldere ve Naci Sönmez, "Kuraklık 2022 yılında Türkiye için çok daha büyük bir sorun haline gelecektir. Öncelikle tarım ve gıdayı etkileyen kuraklık hali hazırda yaşanan ekonomik krizi derinleştirip halkın çok ciddi bir sosyoekonomik kriz yaşamasına sebep olacaktır."

HDP: Su varlıkları sermaye ve iktidarın tecridinde yok edilmektedir

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Ekoloji Komisyonu Eş Sözcüleri Menekşe Kızıldere ve Naci Sönmez, Dünya Su Günü kapsamında Türkiye'nin mevcut durumunu ve atması gereken adımları anlattılar.

HDP Ekoloji Komisyonu Eş Sözcülerinin açıklaması:

"22 Mart, Birleşmiş Milletlerin küresel su politikalarının gözden geçirilmesi için ilan ettiği Dünya Su Günü maalesef bu yılda devletlerin bir insan hakkı ve canlı hakkı olan suyu ticarileştirmesinin gölgesinde anılmaktadır. Birleşmiş Milletler tarafından 28 Temmuz 2010 tarihinde “yaşam hakkını sağlamak için bir zorunlu hak” olarak tanımlanan su hakkı; yurttaşların temiz içilebilir suya erişiminin ve ekolojik varlıkların devamlılığının sağlanması için korunması gereken bir haktır. Su varlıklarının ticari bir meta olarak görülmesi veya su varlıklarına zarar verilmesi hem bir insan hakkı hem de doğa hakkı ihlalidir. 2022 yılında ekolojik varlıkların var olma hakkı sistemlerin devamlılığı gözetilmeden sadece rant, büyüme ve gelişme odaklı devlet politikaları ile kendini devam ettiremeyecek durumdadır. Maalesef günümüzde hala su dünya devletleri tarafından bir varlık değil kaynak olarak görülmektedir.

Türkiye de ise ciddi seviyelere ulaşan bir su krizi yaşanmaktadır. Mevcut iktidarın yürüttüğü enerji ve inşaat politikaları diğer tüm ekolojik varlıklar üzerinde olduğu gibi su üzerinde de var olmayı tehdit eden bir baskı oluşturmuştur. 2022 yılında Türkiye’de su varlıkları kirletilmiş, zarar görmüş hatta yok edilmiştir. Karadeniz, Kürdistan, Marmara ve Ege illeri başta olmak üzere nerdeyse ülkedeki her akarsu sermaye tarafından ya kirletilmiş ya da tutsak edilmiştir. 2022 Türkiye'sinde su varlıkları sermaye ve iktidarın tecridinde yok edilmektedir. Diğer tüm hak ihlallerinde olduğu gibi uluslararası sözleşmeler, anayasal haklar, kanun ve yönetmelikler iktidar tarafından desteklenen belli bir grup sermayenin çıkarları için ihlal edilmektedir.

2021 yılı başında 41 ilde başlayan kuraklık yıl sonunda 81 ile yayılmış ve 2022 yılında da devam etmektedir. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün 24 aylık (Mart 2020-Şubat 2022) kuraklık verileri incelendiğinde 22 Mart 2022’de şiddetli ve çok şiddetli kuraklığın Türkiye’nin %90’na yani 73 iline yayıldığını görmekteyiz. Özellikle yoğun orman alanlarının olduğu bölgelerin 2022 yılı başında dahi çok ciddi bir kuraklık yaşıyor olması 2022 yazında tekrar ciddi orman yangınları yaşanması tehlikesini anlamına gelmektedir. Bu durum 2021 yazında yaşanan iklim krizi kaynaklı devasa yangınlar sonrasında hiçbir sözün tutulmadığını, hiçbir önlemin doğru şekilde alınmadığını göstermektedir. İklim krizi her geçen gün etkisini arttırırken tüm su varlıklarının iyileştirilmesi, korunması ve ormanların nemli tutulması gerekmektedir. Bu rakamlar arzu edilen nemlilik rakamlarından çok uzaktadır.

Kuraklık 2022 yılında Türkiye için çok daha büyük bir sorun haline gelecektir. Öncelikle tarım ve gıdayı etkileyen kuraklık hali hazırda yaşanan ekonomik krizi derinleştirip halkın çok ciddi bir sosyoekonomik kriz yaşamasına sebep olacaktır. Şubat 2022’de yaşanan ayçiçek yağı krizi ülkedeki üretimin geldiği içler acısı halin, dışarıdan ithal edilen ürünlerin ne derece fazla olduğunun göstergesidir. Su varlıkları korunmadığı müddetçe bu çoklu kriz hali devam edecektir. Türkiye gibi ekolojik varlık ve sistem bütünlüğü potansiyeli yüksek bir ülkenin su varlıklarının yok edilmesi ile geldiği nokta oldukça korkutucudur.

Bu çoklu kriz halinde ve su krizinde de artık mevcut iktidarın düzelteceği, iyileştireceği hiçbir şey kalmamıştır. Mevcut iktidar, su varlıklarından hatta tüm ülkeden bir an evvel elini çekmelidir. Halkların Demokratik Partisi olarak suyun bir hak olduğunu ve bu hakkın mevcut iktidar ile korunması bir yana ihlal edildiğini tekrar hatırlatmaktayız. İklim krizine, su krizine ve kuraklığa karşı alınacak en iyi önlem mevcut iktidarın bir an evvel gitmesidir."

Tarih: 22-03-2022

FACEBOOK YORUM
Yorum